FİLİSTİN COĞRAFYASI 13 Haziran 2025, 12:25
Filistin coğrafi bir bölge, bir vatan, bir ülkedir. Yüzölçümü 28.220 km2’dir.
Bu ülkenin adı 3200 senedir Filistin'dir. Filistin ülkesi bugün İsrail denilen terör örgütünün işgali altındadır.
- yüzyıldan itibaren önce İngilizler, sonra diğer Batılılar bu coğrafi bölgeyi Levant olarak adlandırdılar. Akdeniz’in doğusu anlamında kullanılan Levant’ın kapsadığı alan temelde Filistin ve Lübnan’la sınırlı olsa da farklı tanımlamalara göre daha geniş anlamda kuzeyde Tartus, Lazkiye ve Hatay, doğuda Ürdün, hatta güneyde Sina yarımadası da Levant’a dahil edilebilmektedir.
Levant olarak adlandırılan bölgenin her hâlükârda merkezinde yer alan Filistin, Akdeniz'in doğu kıyılarında kuzeyden güneye bir şerit gibi uzanır. Bu ülke, Akdeniz coğrafyasının Arap Yarımadası, Mezopotamya ve İran coğrafyalarına ve daha gerideki tüm Asya kıtasına açılan kapısıdır. Ayrıca Mısır ve Afrika kıtası ile Anadolu, Kafkaslar ve gerideki tüm bölgeler arasında bir köprü oluşturur. Dolayısıyla jeopolitik olarak son derece stratejik bir konuma sahiptir.
Filistin; kuzeyde Lübnan, kuzeydoğuda Suriye, doğuda Ürdün, güney uçta Kızıldeniz’e açılan Akabe körfezi, güney batıda Sina Yarımadası, batıda Akdeniz'le çevrelidir. Ürdün adıyla anılan ve bugün üzerinde Ürdün devleti kurulu bulunan bölgenin Filistin coğrafyasına dahil sayılıp sayılmayacağı, tartışılan bir konudur. Ancak ağırlıklı görüş; Filistin ve Ürdün’ün birbirinden Şeria nehriyle ayrılan iki ayrı bölge olduğu şeklindedir.
Meşhur "Nehirden Denize" sloganı: Şeria Nehri (Ürdün Nehri) ile Akdeniz arasında uzanan Filistin vatanının tamamını siyonist işgalden kurtarma hedefini özetlemektedir.
Tarih boyunca çok kere işgal edilen ve her seferinde işgalcileri püskürtüp atan kutsal Filistin vatanı 1917-1948 arası İngiliz işgalini yaşadı. 1948'den bu yana ise Siyonist Yahudi işgalini yaşıyor. Onu da önceki işgalciler gibi söküp atmanın sancılarını çekiyor. Bu işgalcilerin de öncekiler gibi inşallah yok olup gideceği zamanı bekliyor.
Ülkenin ana gövdesi; kuzey- güney doğrultusunda 210-230 kilometre, doğu- batı doğrultusunda ise 50-110 kilometredir. Bir de bu ana gövdenin güneyinde, üçgen şeklinde bir alana yayılan Necef çölü vardır. Bu üçgen bölgenin kenarları doğu- batı yönünde 100, doğu- güney ve batı- güney yönlerinde ise 200’er kilometre uzunluğundadır. Necef Çölü’nün güney köşesi sahilde 15 km. uzanan Akabe limanı bölgesi ile Kızıldeniz’e açılır. Tarihten bugüne Filistin olarak adlandırılan bölgenin yüzölçümü, Necef çölü dahil 28.220 kilometrekaredir. 12.000 kilometrekareye yayılan çöl, bu ülkenin yaklaşık %43’ünü oluşturur.
Yeryüzü Şekilleri:
Rabbimizin Kur’an’ı Kerim’de kutsal kıldığını bildirdiği alanları içeren bu Filistin coğrafyasını 4 ana bölgeye ayırmak mümkündür. Bu bölgeler, Kuzey-Güney doğrultusunda sırayla uzanan 3 dilim ile bunların güneyinde yer alan Necef çölünden ibarettir.
1-Akdeniz kıyı şeridi: Ortalama 10 kilometre genişliğinde olan bu alan yer yer 20 kilometreye kadar çıkar ama bir istisna olarak dağlarla denizin birleştiği Hayfa'da sıfır kilometreye iner. Bu kısım genellikle düzlüklerden oluşur. Deniz kıyısından iç kısımlara doğru yükseklik yavaş yavaş artıp dağlar ve yaylalara ulaşır. Filistin’in Akdeniz kıyı şeridi, Akdeniz ikliminin tüm güzelliklerini barındıran bir bölgedir.
2- Dağlar ve yaylalar bölümü: Ortalama 40 kilometre genişliğinde bir alandır. Deniz seviyesinden yüksekliği yer yer 800 metreyi aşabilen ama çoğunlukla 500-600 metre arasında bir yükseklikte yayılan bu bölümün görüntüsüne dağlık araziler ve dağların arasında uzanan yüksek düzlükler (yaylalar) hakimdir.
Bu bölüm, kuzeyde Lübnan sınırından güneye doğru 35 kilometre kadar yüksekçe uzandıktan sonra 15 kilometre kadar bir mesafede yükselti iyice düşer. Sonra tekrar başlayan dağ silsileleri, Filistin’in en güneyine kadar devam eder. Filistin’in hem doğu- batı hem de kuzey- güney doğrultusunda orta kısımlarında yer alan üç şehrin “Ramallah, Kudüs ve El Halil şehirlerinin” bulunduğu bölgede yükseklik 800 metre civarında seyreder. Dolayısıyla Filistin’in ortasında yer alan bu bölge aynı zamanda ülkenin en yüksek yeridir. Mescidi Aksa’nın deniz seviyesinden yüksekliği (rakımı) ortalama 745 metredir. Ancak Kudüs’ün içinde yüksekliğin 800 metreyi aştığı yerler de vardır.
Dağlar ve yaylalar bölümü, güneyde Akdeniz hizasının altına inildikten sonra, Necef çölü boyunca Kızıldeniz’e kadar devam eder.
3- Şeria Vadisi ve Vâdilaraba: Kuzey- Güney istikametinde uzanan dağların doğu yüzünde başlayan bu bölümde yükseklik doğuya gidildikçe hızla düşer ve deniz seviyesinin oldukça altına kadar iner.
Bu bölge, ülkenin en kuzeyinde; doğuda Suriye’nin Golan tepeleri ve Batıda Lübnan dağlarının arasında uzanan aşağı rakımlı düzlüklerde başlar. Güneye doğru önce Celile (Taberiye) gölüne inilir. Bu gölde rakım, deniz seviyesinden 212 metre aşağıdır. Gölden güneye doğru, Şeria nehri ve nehrin çevresinde Şeria vadisi uzanır. Nehrin döküldüğü Lut gölü, deniz seviyesinden 415 metre aşağı rakımıyla tüm dünyada karaların en düşük rakımlı yeri durumundadır. Lut gölünün güneyinde nehir yoktur ama buradaki Vâdilaraba isimli rift vadisi yavaş yavaş yükselerek, Necef çölünün doğu kolu boyunca Kızıldeniz’e kadar devam eder. Vadinin rakımı Lut Gölü’nden 45 km aşağıda deniz seviyesine ulaşır, yükselmeye devam eder ve sonra yine aşağı inip Kızıldeniz’e varır.
4- Necef Çölü: Denizden iç kısma doğru gidildikçe birbirini takiben sıralanan üç bölge, güneyde Necef çölüne ulaşmakta ve bu çölle kesilmektedir. Necef, vadi ve kraterlerle dolu, engebeli ve büyük ölçüde kayalık yapıya sahip bir çöldür. Kayalık çölün içindeki dağlar en fazla 1037 rakıma kadar çıkmaktadır.
İklim – Bitki Örtüsü ve Tarım:
İklim ve bitki örtüsü büyük ölçüde yüzey şekilleri doğrultusunda şekillenir. Ancak kuzeyden güneye doğru inildikçe doğal olarak sıcaklar artar. Bu sıcaklık değişimi özellikle “Dağlar ve Yaylalar” bölümü ile “Şeria Vadisi ve Vâdilaraba” bölümünde iklim ve bitki örtüsü açısından belirleyicidir.
Akdeniz kıyı şeridinde yazın sıcak, kışın ılık ama yeterince yağışlı, yarı tropikal Akdeniz iklimi hakimdir. Bu bölümde yer yer ormanlar vardır ama bunlar maki türü bodur ağaçlar, fundalıklar şeklindedir. Bunun yanı sıra zeytin ve turunçgiller başta olmak üzere Akdeniz’le özdeşleşmiş çeşitli meyve ağaçlarının tarımı yapılmaktadır.
Dağlar ve yaylalar bölümünde gündüzlerin sıcak, gecelerin serin olduğu ancak kış aylarının oldukça soğuk yaşandığı kara iklimi hakimdir. Bu bölümün kuzeyinde bol olan yağışlar güneye doğru inildikçe azalır ve Necef çölünde neredeyse sıfıra iner. Bu durum hem orman hem de tarım arazilerin yoğunluğunu birebir etkilemektedir. Kuzeyde yoğun olan orman arazileri ile zeytin, hurma ve diğer meyve- sebzelerin ayrıca tahıl ürünlerinin tarımı orta kısımda azalıp, güneyde kışların ılık yazların sıcak olduğu Necef çölüne inildikçe tamamen biter. Ancak Siyonist işgalciler son dönemde Necef Çölü’nde de sulama yoluyla geniş tarım arazileri oluşturmuşlardır.
Şeria ve Lut Gölü vadilerinde ise karasal iklim dağlar ve yaylalar bölümüne kıyasla daha sıcak yaşanır. Burada hem yılın diğer mevsimlerinde gündüzler ve geceler daha sıcaktır hem de kışlar soğuk değil, ılıktır. Bu bölümde ormanların varlığından bahsedilemese de dağlar ve yaylalar bölümündekine benzer türden tarımsal üretim söz konusudur.
Doğal Kaynaklar:
Filistin’in boydan boya Batı sınırı olan Akdeniz; balık ve diğer deniz ürünleriyle önemli bir doğal kaynaktır.
Ülkenin kuzey doğusunda Suriye’nin Golan Tepeleri ile arada sınır oluşturan Celile (Taberiye) Gölü önemli bir tatlı su kaynağıdır. Siyonist işgalciler, bugün tatlı su ihtiyaçlarının büyük bir kısmını bu gölden ve hemen doğusunda yükselen Golan tepelerinden karşılamaktadır. Siyonistler, coğrafi olarak Suriye bölgesinde kabul edilen Golan Tepelerini 1967 yılında işgal etmişlerdir. Gölde balıkçılık da yapılmaktadır.
Doğu’da Celile gölünün yaklaşık 105 km güneyinde yer alıp Ürdün’le aradaki sınırın bir kısmını oluşturan Lut Gölü, dünyada tuz oranının en yüksek olduğu tuz göllerindendir. Dolayısıyla buradan önemli miktarda tuz elde edilir. Hiçbir canlının yaşamadığı Lut Gölü’nün bir diğer adı da Ölü Deniz’dir.
Filistin’in çeşitli yerlerinde topraktan yarı değerli sayılan taşlar çıkar. Ayrıca güney bölgelerinde ve özellikle Necef’te az da olsa petrol, bakır, fosfat, manganez, demir, uranyum, kireç taşı, sülfür gibi yeraltı kaynakları bulunmaktadır.
